18 Kasım 2017 Cumartesi

                                             POSTMODERN  DÖNEMDE İNSANLIK

Toplumlar var oldukları günden beri sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisindedir. Geleneksel dönemden moderne, modern dönemden postmoderne en önemli değişimler  insanlar arası ilişkilerde yaşanmıştır.Bugün ‘’ modern ya da postmodern çağ nedir? ‘’ diye sorsak herkesin söyleyecek birkaç cümlesi vardır.Ama bütün kuramları , bütün düşünürlerin o uzun , teorik anlatılarını bir kenara bırakıp ,gözlerimizi açıp içinde yaşadığımız ama farkına varamadığımız bu koca dünyaya ‘’ nedir bu post modern çağ ‘’ dediğimde içimden tek bir cümle geçiyor :
‘’Uzaklaşıyoruz ve biz uzaklaştıkça uzaklaşıyor insanlık.. ‘’
Önce akrabalarımızdan ayrıldık ,sonra komşularımızı unuttuk ,yavaş yavaş ailelerimizi küçülttük..Bir saat taktık kolumuza ve onun tik taklarına öylesine bağımlı hale geldik ki hayatımızın her anı bir şeylere yetişmeye çalışan ama yine de bir şeylerin eksik kaldığı yaşamlara dönüştü.Koşturdukça elimizde değer diye taşıdığımız ne varsa düşürmeye başladık.
Selam vermeyi unuttuk mesela…Yolda biriyle yanlışlıkla göz göze gelsek bir düşmana rastlamışız gibi başımızı çevirir olduk.Küçük bir çocuğa gülümseye kalksak annesinin ,Çocuğunu her an  alıp kaçacakmışız gibi bir hisle  kendisine doğru çektiğini görüp kendimizi o an dünyanın en kötü insanıymış gibi hisseder olduk. Ama bu duygu da birkaç adım sonra geçti.Çünkü bir duyguyu uzun süre yaşayacak vaktimiz bile kalmadı artık.Bir anda sinirlenip bir anda seven , ve anında sevdiğimiz şeylerden bıkan insanlar haline geldik. Kendimizden sevdiklerimizden uzaklaştık ve biz uzaklaştıkça uzaklaştı insanlık…
Her şeyin modası öyle çabuk geçer hale geldi ki; giydiklerimiz , arkadaşlarımız, mesleklerimiz hatta duygularımız eskir  oldu. Ve bizler hep daha iyisini isteyen insanlar haline geldik. Bu yüzden birbirimizin sırtına basarak ,kuyular kazarak birilerini geçmek , yükselmek  isteyen bencil insanlara dönüştük.
Arkamızı dönüp bir adım atsak dipsiz bir kuyuya düştük .Ve KARDEŞLİĞİ de o kuyulardan birinde kaybettik mesela..Tebrik etmeyi unuttuk İnsanların başarısına sevinmek yerine kendi başarısızlığımıza kudurduk.Bu yüzden hepimiz bir parça delirdik mesela..DEPRESYON diye bir şey bulduk ve oradan çıkmaz olduk.
kendi içimize kapandık .İnsanlarla aramıza ördüğümüz duvarlar yetmiyormuş gibi İçimizde bizi kendimize yabancılaştıran perdeler de çektik.KİMSESİZLEŞTİK. yalnızlığımızı unutmak için insanlarla bir araya geldiğimizde bile ellerimizdeki telefonlara gömüldük.
YARDIMLAŞMAYI unuttuk . Sanal bir dünya yarattık ve hepimiz orada kahraman olduk,insanlara yardım ettik, savaştık,dünyayı kurtardık.Ama gerçek dünyaya gelince yardım için çırpınan insanlara elimizi değil telefonlarımızı uzattık ve flaş patlayınca arkamıza bile bakmadan uzaklaştık.
Kardeşe kanka dedik, ondan da sıkıldık panpa dedik .Biz bunları dönüştürdükçe  artık söylediğimizde bizim için hiçbir anlam ifade etmeyen değerler haline geldi.Kardeşi yaraladık ve içimizde kendimizin bile uğramadığı bir hücreye attık.
Bizi biz yapan insan yapan değerlerimizi bir kenara bıraktıkça kendinden başkasını düşünmeyen bencil insanlar haline geldik.Çok çalıştık ,çok kazandık ,çok yükseldik .Peki mutlu olduk mu?Koca bir HAYIR..
Bu yüzden hepimizin yapması gereken şey ilk önce bizi kendimize yabancılaştıran o karanlık perdeyi aralamak ve aceleyle tıkıştırdığımız o hücreden en azından sağ kalan değerleri çıkartmak..Çünkü biz onlardan uzaklaştıkça insanlık da bizden uzaklaşıyor.
İnsan olabilmek ve insanca yaşayabilmek ümidiyle...