POSTMODERN DÖNEMDE İNSANLIK
Toplumlar var oldukları günden beri sürekli
bir değişim ve dönüşüm içerisindedir. Geleneksel dönemden moderne, modern dönemden
postmoderne en önemli değişimler
insanlar arası ilişkilerde yaşanmıştır.Bugün ‘’ modern ya da postmodern
çağ nedir? ‘’ diye sorsak herkesin söyleyecek birkaç cümlesi vardır.Ama bütün
kuramları , bütün düşünürlerin o uzun , teorik anlatılarını bir kenara bırakıp
,gözlerimizi açıp içinde yaşadığımız ama farkına varamadığımız bu koca dünyaya ‘’
nedir bu post modern çağ ‘’ dediğimde içimden tek bir cümle geçiyor :
‘’Uzaklaşıyoruz
ve biz uzaklaştıkça uzaklaşıyor insanlık.. ‘’
Önce akrabalarımızdan ayrıldık ,sonra
komşularımızı unuttuk ,yavaş yavaş ailelerimizi küçülttük..Bir saat taktık
kolumuza ve onun tik taklarına öylesine bağımlı hale geldik ki hayatımızın her
anı bir şeylere yetişmeye çalışan ama yine de bir şeylerin eksik kaldığı
yaşamlara dönüştü.Koşturdukça elimizde değer diye taşıdığımız ne varsa
düşürmeye başladık.
Selam
vermeyi unuttuk mesela…Yolda biriyle yanlışlıkla göz göze gelsek bir
düşmana rastlamışız gibi başımızı çevirir olduk.Küçük bir çocuğa gülümseye
kalksak annesinin ,Çocuğunu her an alıp
kaçacakmışız gibi bir hisle kendisine
doğru çektiğini görüp kendimizi o an dünyanın en kötü insanıymış gibi hisseder
olduk. Ama bu duygu da birkaç adım sonra geçti.Çünkü bir duyguyu uzun süre
yaşayacak vaktimiz bile kalmadı artık.Bir anda sinirlenip bir anda seven , ve
anında sevdiğimiz şeylerden bıkan insanlar haline geldik. Kendimizden
sevdiklerimizden uzaklaştık ve biz uzaklaştıkça uzaklaştı insanlık…
Her şeyin modası öyle çabuk geçer hale
geldi ki; giydiklerimiz , arkadaşlarımız, mesleklerimiz hatta duygularımız
eskir oldu. Ve bizler hep daha iyisini
isteyen insanlar haline geldik. Bu yüzden birbirimizin sırtına basarak ,kuyular
kazarak birilerini geçmek , yükselmek
isteyen bencil insanlara dönüştük.
Arkamızı dönüp bir adım atsak dipsiz bir
kuyuya düştük .Ve KARDEŞLİĞİ de o
kuyulardan birinde kaybettik mesela..Tebrik etmeyi unuttuk İnsanların
başarısına sevinmek yerine kendi başarısızlığımıza kudurduk.Bu yüzden hepimiz
bir parça delirdik mesela..DEPRESYON diye
bir şey bulduk ve oradan çıkmaz olduk.
kendi içimize kapandık .İnsanlarla aramıza
ördüğümüz duvarlar yetmiyormuş gibi İçimizde bizi kendimize yabancılaştıran
perdeler de çektik.KİMSESİZLEŞTİK.
yalnızlığımızı unutmak için insanlarla bir araya geldiğimizde bile
ellerimizdeki telefonlara gömüldük.
YARDIMLAŞMAYI
unuttuk . Sanal bir dünya yarattık ve hepimiz orada kahraman
olduk,insanlara yardım ettik, savaştık,dünyayı kurtardık.Ama gerçek dünyaya
gelince yardım için çırpınan insanlara elimizi değil telefonlarımızı uzattık ve
flaş patlayınca arkamıza bile bakmadan uzaklaştık.
Kardeşe kanka dedik, ondan da sıkıldık
panpa dedik .Biz bunları dönüştürdükçe
artık söylediğimizde bizim için hiçbir anlam ifade etmeyen değerler
haline geldi.Kardeşi yaraladık ve içimizde kendimizin bile uğramadığı bir
hücreye attık.
Bizi biz yapan insan yapan değerlerimizi bir
kenara bıraktıkça kendinden başkasını düşünmeyen bencil insanlar haline
geldik.Çok çalıştık ,çok kazandık ,çok yükseldik .Peki mutlu olduk mu?Koca bir
HAYIR..
Bu yüzden hepimizin yapması gereken şey ilk
önce bizi kendimize yabancılaştıran o karanlık perdeyi aralamak ve aceleyle
tıkıştırdığımız o hücreden en azından sağ kalan değerleri çıkartmak..Çünkü biz
onlardan uzaklaştıkça insanlık da bizden uzaklaşıyor.
İnsan olabilmek ve insanca yaşayabilmek
ümidiyle...